Basılı Reklamlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basılı Reklamlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2008 Çarşamba

Etiket reklamlar : Sosyomat

Sosyomat Reklam

Web Trendlerinin son yıllarda en hızlı etkileşim gösteren fikri; Etiket (TAG), dünya genelinde bir çok projede farklı farklı şekillerde uygulanıp, internet kullanıcısına sunuldu. Bunların hepsinin tek bir amacı vardı. “Sosyal Bağ Kurmak“.
Türkiye sınırları içersinde ise bu durum, blog sitelerinin de etkisi ile ziyaretçi sayısı fazla internet sitelerine ek bir kullanım kolaylığı sağlaması dışında pek de üzerinde durulup, tek bir fikirde kurgulanmamıştı. Ta ki Pilli grubu olaya elini atana kadar. Sosyomat, “etiketler üzerinde dönen yeni nesil bir sosyalleşme aracı” tanımıyla internet kullanıcılarına sunuldu. Kısa sürede bir çok kişi sisteme kayıt oldu ve eğlence başladı!. Yaratılan bu platformda, kişiler kendilerini etiketlerle ifade ediyorlar. Bundan böyle her etiket sosyal bağın bir parçası olup diğer kişilere yayılıyor. Kullanıcılar açılan etiketlere yorum yapabildiği gibi, sisteme dahil olmuş arkadaşlarına da etiketler yapıştırabiliyorlar. Böylece etiketler üzerine kurulu “sosyalleşme aracı” yaratılmış oluyor. İnsanların kendilerini etiketlerle ifade ettiği bir ortamda, markalar da varlığını gösteriyor tabii… Hatta Özgür Alaz, kendince bir analiz yapıp, Sosyomat Marka Ligi başlıklı yazısında sosyomat’da etiket olan markaların popülerliklerinden bahsetmişti. Yani aslında markalar isteseler de istemeseler de orada etiket halinde duruyor, insanları ifade ediyorlardı. Bu durumun farkına varıp, etkileşime daha özel yoldan dahil olacak markayı dört gözle bekliyordum ki, Snickers markası açılışı yaptı. Snickers® ye, futbola doy! sloganlı etiketi ile sosyomat anasayfasındaki ilk marka olan snickers, aslında diğer markalara da göz kırpmayı başardı. Kısacası, “etiket reklam” diye adlandırılan alternatif metin reklamları devreye sokulmuş olunup, sosyamat’ın ilerleyen zaman içersinde, özel reklam etiketlerine daha sık yer veren bir mecra haline gelmesi gerektiği anlaşıldı.

İşi de taşır, işçiyi de

Opel basın reklamı

Opel, yeni çıkan Vivaro City Plus modelini basın ilanıyla tanıtmaya başladı. Daha önceki modellerden farklı olarak Opel Vivaro City Plus’ın orta bölümüne bir cam ve katlanabilir koltuklar eklenmiş. Bu şekilde araç, kullanıcısına geniş bir yükleme alanı ve konforlu yolcu taşıma olanağını bir arada sunuyor. Bu konumlandırmadan yola çıkılarak hazırlanan basın ilanında, Vivaro City Plus ile hem malzemelerini hem de bu malzemeleri kullanacak ustaları taşıyabileceklerini anlatarak aracın çok yönlü kullanım özelliği vurgulanıyor.

Kampanya Künyesi :
Reklamveren: General Motors Türkiye
Reklamveren Yetkilisi: -
Reklam Ajansı: Pars/McCann-Erickson
Yaratıcı Grup: Mete Özkar, Cenk Öztunalı,Kerem Yegin, İdil Korkmaz,Emin Sadıkoğlu
Müşteri İlişkileri Grubu: Tuğan Gökçe Oğun, Burcu Berker, Hakan Hatipoğlu
Yönetmen: Uğur Çakır

Siemens basılı reklam uygulaması

Samimi ve doğal anlarımıza yoğunlaşmış, kullanıcıya daha dost bir marka olduklarını içten bir gülümseme ile anlatan Siemens, başarılı bulduğum bir çalışmaya imza atmış. İletişim sektöründe kaliteli, yüksek performanslı ve yenilikçi çözümlerin kendilerinde var olduğunu söyledikleri gibi, Türk insanı için çalışmaya devam ettiklerini duyurmuşlar. Yurt çapında yaklaşık 20 milyon kişinin iletişimini sağladıkları düşünülürse, hak vermemek elde değil. Sonra da hayatımızın markası olan Siemens, iletişimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye kadar yaşamın her alanında Türkiye’ye katkı sağlıyor. Şimdi bu kadar güzel bilgileri duyduktan sonra mutlu olmamak elde mi ? Siemens kullanmamak elde mi ? Güzel şeyler duymanın bir markası olsaydı acaba ne olurdu ?..
Soruların cevapları biraz kişisel sanırım, fakat kampanyanın; olumlu olmayı, mutlu şeyler duymayı ve yaşadığı topraklarda huzurlu olmayı sevenlere sıcacık bir gülümseme ile ulaştığı kesin. Bize değer verenler bize güzel şeyler söylemeyi sevenlerdir. Biz de onları seviyoruz. Tebrik ederim !
Siemens Basın Reklamı

Tophane Meydan Çeşmesi restore ediliyor

Saka Su

Danone ile ortaklığının bitmesinin ardından, Saka markasıyla 2004 yılında içecek pazarına yeniden giriş yapan Sabancı Grubu, pazarda liderlik koltuğuna her gün biraz daha yaklaşıyor mu bilemem ama, marka değerini her geçen gün daha etkili uygulamalarla gözler önüne serdiği kesin. Bahsi geçen etkili uygulamardan bir tanesi yakın zaman önce başlayan ve hala devam eden, Tophane Meydan Çeşmesi’nin restorasyonudur. Büyük şehirlerin değerli ve hareketli mekanlarında uygulanabilecek açıkhava reklamlarına örnek teşkil eden bu çalışma,Tophane Meydan Çeşmenin etrafını panolarla kapatıp ‘’ Saka suyun katkılarıyla restore edilmektedir ‘’ mesajını tüketiciye gururla sunmaktadır. Gün içinde canlı renkleriyle dikkat çeken reklam panosu, gece saatlerinde de ışıklandırma yardımı ile kesintisiz göz hapsinde konumlanmış. Tophane gibi bir mekanda hareketlilik gece saatlerinde de devam ettiği düşünülürse, herşeyiyle çok başarılı bir outdoor uygulaması diyebiliriz.

Saka Su Restorasyon

GENEL BİLGİLER :

Eski kültürlerin şehircilik anlayışına göre bir kentin gelişmişliğinin ve yaşanılırlığının iki göstergesi var imiş: Sular ve bahçeler… Çünkü su şehre hayat verir, bahçeler de estetik bağışlar. Bir bahçe elbette su ister; suya kanmak ister, su ile ortak olmak, süslenmek ister. Bu yüzden su, her milletten çok İslam toplumlarında yalnızca bahçelerin güzelliğine değil sanatın pek çok dalına da yansımış bir bereketin adıdır. Şehirde suyun titizlikle taksim edilmesi için çeşitli su yolları yapıp bir saka teşkilatı kuran atalarımız eskiden beri suyu aziz bilmiş, kurumlarını ona göre oluşturmuştur. O çağlarda insanlar suyu çeşmelerden kova veya testilerle evlerine taşırmış. İlla ki kentin hayırsever vatandaşları halkın susuzluğunu gidermek için merkezî yerlerde çeşme ve sebil yaptırmak konusunda birbirleriyle daima yarışmışlardır. Padişahlar başta olmak üzere büyüklerin önderliğinde yapılan büyük meydan çeşmeleri ve sebiller bu bakımdan hem kentin mimari dokusunu güzelleştirmiş, hem de insanlara yapılabilecek en güzel hayırlardan olan su ikramıyla da toplumu birbirlerine kaynaştırmışlardır.

Saka : Ücretle su taşıyan, geçimini su taşıyarak sağlayan kimse.
Kelime anlamı olarak, Arapça kök ismi mübalağa yapılarak türetilmiş su veren, su taşıyan kişi anlamına gelen sakalar ise özellikle su şebekelerinin evlere kadar ulaşamadığı dönemde ihtiyaç sahiplerine su taşıyan esnaf örgütü idi.

Carvertising - CarPuzz

Carpuzz

İlk olarak Avrupa’ da uygulamaya geçirilen ve reklamcılık sektörüne yeni bir reklam mecrası olarak giriş yapan carvertising (arabalara reklam giydirme) her geçen gün biraz daha kendinden söz ettiriyor. Almanya, Avusturya, Fransa, Avustralya gibi ülkelerde aktif olarak devam eden uygulamayı artık Türkiye sınırları içinde de görmeniz mümkün. Uygulamayı aktif olarak sürdüren şirketler, tanınmış markaların reklamını alıyor ve otomobili çok düşük bir bedelle kiralıyorlar. Böylece arabayı kiralayan kişi ucuza dilediği gibi gezerken, reklamlar da şehir içinde gezinip duruyor.

Hem tüketici hem de reklamveren için sayısız avantaj sunan bu hizmetin, yerleşim ve yaşam kalitesi bakımından Avrupa sınırları içinde daha yaygın olabileceği düşünülse de eminim Smart marka arabaların şirinliği ve kira fiyatlarının ucuzluğu müşteri memnuniyetinin yanında reklamvereni de İstanbul sokaklarında memnun etmeyi başaracaktır.

Avusturya - CoolCar

Fransa - Liberty Drive

Avustralya - KahDo

Türkiye - CarPuzz

2 Haziran 2008 Pazartesi

Sailvertising : SailsVision : Yelkenli Reklamları

Sailvision

Açıkhava reklamcılığı her geçen gün, reklamverene yeni fikir ve kullanım alanları sunmaya devam ediyor. Alışılmışın dışında fikirlerin, yeni reklam mecrası olarak karşımıza çıkması reklam sektörüne heyecan katıyor diyebilirim.

SailsVision adlı şirket, yat ve yelkenlileri reklamcıların karşısına yeni bir açıkhava mecrası olarak çıkarıyor. Reklamı yapılacak olan firmanın görselleri gelişmiş baskı teknolojisi yardımıyla basılıp, yelkenlilere asılıyor ve 8 katlı bina büyüklüğündeki reklamların denizde gezinmesine olanak sağlanıyor. Böylece hareketli ve yüzen bir açıkhava mecrası yaratılmış olunuyor.

BasicView® (Plus), TotalView® (Plus) ve SuperView® (Plus) olarak 3 farklı model sunan şirket, kıyı bölgelerinde bulunan girişimcilerle iş ortaklığı da yapıyor. Internet sitelerinde uygulama ile alakalı, teknik bilgiler ve iletişim bilgileri mevcut. Bu sezon için biraz geç olmuş olsa da, 2006 yazı daha hareketli geçebilir diyenleriniz vardır. Şimdiden iletşime geçmek de fayda var diyorum.

Türkiye için son derece uygun olan bu mecra beni heyecanlandırdı. Sizler ne düşünüyorsunuz ?

Tır : Reklam Giydirme Sanatı

Tır Sanatı 1

Tır Sanatı 2

Almanya’ da en iyi tır eskizi yarışması -Rhino-Award- gerçekleşti.
Yarışma bu yönde gerçekleşen ilk sanatsal yarışma. İlk Rhino Rolling Advertising Award altın ve gümüş madalyalarını BBDO Dusseldorf ajansı aldı. Altın madalya Pepsi Light tır eskizine verilmiş. Bu eskiz 4 hafta boyunca 10 tır üzerinde, Almanya yolarında seyahat edecekmiş.

Tüketicinin görsel aklının, çok yabancı olmadığı bir açıkhava uygulaması olmasına rağmen, etkili bir ilham kaynağı olduğuna inandığım bu yaratıcı çalışmalara bir göz atmanızı istedim. Hedef kitleye görsel bir şölen yaratan bu çalışmaların, neredeyse gerçekten farkı yok. Bu da, markaların çok daha etkili ve bir komposizyon dahilinde tüketiciye sunulmalarına imkan veriyor.

EggFusion : Yumurta reklamları

Egg Advertising

EggFusion adlı şirketin ürettiği teknoloji sayesinde artık yumurtaların üstüne son kullanırım tarihleri basılabiliyor. Lazer teknolojisinin kullanıldığı bu damgalama işlemi tüketiciye sağlıklı beslenme garantisi vermiş olduğu gibi, reklamverene de yumurtaların üstünde uygun bir reklam alanı yaratıyor. Böylece yumurtalar da alternatif reklam mecrası olarak piyasaya sunuluyor.

İlgili reklamverenlerin kurumsal logo ya da kısa tanıtım mesajlarının baskı yardımıyla yumurtaların üzerinde sergilenmesine olanak sağlayan bu girişim, Amerika’da oldukça ilgi görmüş bile. Dünya genelinde tüketicinin yumurta alırlarken, çatlak olup olmadığı vb. gibi etkenleri dikkate alıyor olması, markaların görünüm ve algılanma oranını da artırıyor.

Peki ya Türkiye ve kuş gribi ?

İşte asıl önemli olan da bu sanırım!

Son zamanlarda Türkiye’de yaşayan insanların oldukça hassas olduğu konu kuş gribidir. Tüketicinin, Tavuk yemeli mi ? Yumurta yemeli mi ? gibi sorularla boğuştuğunun farkına varan gıda sektörünün önde gelen şirketleri, ellerini çabuk tutarak basın kampanyalarına başladılar. Afişlerinde tüketiciye bizden alacaklarınız güvenlidir mesajını verdiler. Yumurtaların üstüne de markanızı yazsak nasıl olur acaba ?

Egg Karton

Peki ya diğer markalar ne yaptı ?

Kuş gribi gibi hassas ve önemli bir konuyu, sadece tavuk üreticilerin başına saldılar. Tavukçuluk sektöründen bize ne! deyip, kendi yollarında devam ettiler. Öyle de yapmak zorundalar belki ama alın size fırsat!

Türkiye’nin markası olduğunu iddia eden tüm şirketlere büyük bir fırsat! Tüketiciye güven vermeye ne dersiniz ? Yumurtaların üstünde markanızın ismini görenler, aldıkları yumurtada sizin güvenceniz olacağını bilsin.

Parisloft : We Dont Like Yellow

we dont like yellow Parisloft

Kanada’nın Montreal şehrinde varlığını sürdüren ve şirket felsefesi “We don’t like yellow” (Sarı beğenmiyoruz) olan Parisloft Dental Clinic için hazırlanmış iki harika çalışma mevcut. Ağız ve diş sağlığı kliniklerinin sahiplendiği önemli mesajlardan biri olan “beyazlık” kavramını; görsel anlatımı kuvvetli, izleyiciyi farklı olana yönlendiren başarılı bir fikirde sunmayı başarmış olan firma, bulundukları sektörün açık noktalarından birini de yakalamı başarmış. Bundan sonra yapacakları en iyi şey, bu kurguyu sahiplenip, belki daha interaktif ortamlarda da şanslarını denemek olacaktır.

Turizm Bakanlığı - Türkiye Tanıtımı

Turkey

Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin bu seneki tanıtımına, T harfi yerine kollarını iki yana açmış insan figürlerinin kullanıldığı ve sloganında “sempati” kelimesine referans veren oldukça başarılı afiş kurgusu ile başladı. Avrupa ülkelerinde yayımlanan dergi ilanlarıyla tanıtımına başlanan kampanya, Türkiye’nin medeniyetler arası rolünün önemini, Türk turizminin sadece deniz ve kumdan oluşmadığını ve tabi en değerli konulardan biri olan kültürel ve tarihsel zenginliklerin ön plana çıkarılmasını sağlayacak. En azından öyle umuyoruz. Harika! Dostluk dolu görsel ve mesajların yanında, Türkiye’nin çok konuşulan, dünya medyasında yer etmiş, ve tanıtım kampanyasına dahil edeceği kesin olan iki isim var. 1- Nobelli yazar Orhan Pamuk 2- Türkiye’yi ziyaret eden Papa Bakalım tüm bunlar arzuladığımız sonuca ulaşmada ne kadar faydalı olacaklar…

Turkiye Turizm